# Bilgi Formu

    Karın içine yayılan kanser tedavisinde uygulanan cerrahi tedavinin kişiye uygun olup olmaması çok önemlidir. Kişinin doktoru tarafından bu tedavinin uygun olduğuna karar verildikten sonra bu tedaviyle  ileri evre kanserlerin kişide nüksü olmadan, sağkalım avantajı sunabilir. Özellikle apandisit kanserlerinde sağkalım avantajının ciddi oranda yükselmiştir. Bu kişilerin karın içinde, nefes almalarını ve yatmalarını engelleyen sıvı birikir ve sürekli hastaneye gitmek zorunda kalırlar. Belirtiler nedeniyle de kişi bir-iki yıl içinde kaybedilebilir. Ancak sitoredüktif cerrahi (karın içi cerrahi) ve sonrasında ısıtılmış kemoterapi ile aynı hasta yedi ila 13 yıl daha yaşayabilir. Ancak sonuç tümörün cinsine, yerine ve hastalığın yaygınlığına göre değişim gösterebilir.Karın içi organları saran kan ve lenf damarlarından zengin zara periton adı verilir. Periton boşluğu, vücutta yer alan, sıvı ve hücrelerin dolaştığı en büyük boşluktur. Periton’un kendisinden kaynaklanan kanserlere primer periton kanserleri ve diğer organlardan peritona sıçrayan veya metastaz yapan kanserlere sekonder periton kanseri adı verilir. Kadınlarda yumurtalık kanserinden yıllar sonra gelişen periton kanseri primer olarak kabul edilir. Diğer primer periton kanserleri ise: habis mezotelyoma, kistik mezotelyoma, dezmoplastik küçük yuvarlık hücreli tümör, periton anjiosarkomu, periton leiomyomatozisi ve peritoneal hemanjiomatozisdir. Primer periton kanserlerinin oluşumunda kalıtsal faktörler ve BRCA 1 mutasyonu etkilidir.

    Periton kanseri (ilerlemiş karın içi kanserler) kendinden de olabiliyor ama çoğunlukla karın içindeki bir organdan sıçrayarak (metastaz) ortaya çıkıyor. En sık kolon, yumurtalık ve mide kanserlerinin peritona metastaz yaptığını görüyoruz. Bu da çoğu zaman dökülmeyle (tümör hücrelerinin karın zarının alt tarafına dökülüp birikmesiyle) kendini gösteriyor. Tabii bu süreçte sıvı dengesi de bozularak karın içinde sıvı birikimi başlıyor. Karında şişlik, ağrı, rahatsızlık hissi ve bazen bağırsakların kısmi tutulmalarıyla kabızlık ya da gaz ve dışkı çıkışının tamamen durduğu tıkanıklık gibi şikayet ve klinik tablolar da görülüyor.

    Primer periton kanserinin belirtileri nelerdir?

    – Karın ağrısı

    – Karında şişlik (karın içinde ascites adı verilen sıvının toplanması nedeniyle)

    – Kilo kaybı

    – Ele gelen kitle

    – Bağırsakları saran omentumda kalınlaşma (omental kek manzarası)

    – Pıhtılaşma artışı, damar tıkanıklığı (emboli), damar iltihabı (flebit)

    PİPAK yönteminde hastaya ciddi bir cerrahi uygulanmadan sadece laparoskopi ile (ameliyathanede ve genel anestezi altında) karın içine yarım saat süreyle aeresol yöntemiyle kemoterapi uygulanıyor. “Basınçlı aeresol intraperitoneal kemoterapi” olarak tanımlayabileceğimiz PİPAK aslında daha da ileri evre ve cerrahi ile HİPEK uygulamanın dahi mümkün olmadığı hastaların tedavisinde yaşam süresini uzatmak ve yaşam konforunu artırmak amacıyla kullanılıyor. Genel olarak palyatif bir tedavi olsa da bu uygulamayla metastazların gerileyerek cerrahiye uygun hale gelmesi, sonrasında ise HİPEK ile hastalığın tedavi edilmesi de sağlanabiliyor. Bu anlamda ikinci bir silah diye de tanımlayabiliriz.

    Bu umut ışığı altında periton kanseri artık umutsuz son evre kanser hastalığı olarak kabul edilmemektedir. Çünkü tüm dünyada yapılan kanser araştırmalarında; özellikle kanser karın zarına ancak sınırlı alanda yayılmış ise bu tedaviden çok daha fazla fayda gördüğü bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu bilgiler ışığında sıcak kemoterapi uygulaması diğer kanserlerin (mide, pankreas…) tedavisinde de uygulanmaya başlanmış olsa da benzer faydanın sağlanabilmesi için diğer kanser tiplerinde daha seçici olmak gerekiyor.

    Öncelikle periton kanser şüphesi veya tanısı olan her hastayı onkoloji konseyinde tartışarak ameliyata uygun olup olmadığına karar veririz. Ameliyata uygun olduğunu düşündüğümüz hastalar genelde kliniğimize yatırılarak ameliyata hazırlanır. Ameliyatta yapılacaklar ve riskleri hasta ve hasta yakınlarına ayrıntılı şekilde anlatılır. Uygun tarihte hasta ameliyata alınır. Ameliyat bulgularında karın içindeki tümörler tamamen çıkartılabilecekse ameliyata devam edip gözle görülebilen tümörlerin tamamı çıkartılır. Bu süreç tümörün karın içindeki yaygınlığına göre bazen 10-15 saat sürebilmektedir. Gözle görülebilen kitleler tamamen çıkartıldıktan sonra karın içerisine drenler konur ve karın kapatılır. Sonrasında perfüzyonistimiz kalp pompa cihazı ve ısıtma cihazı ile hastanın kanser tipine göre 30-60 veya 90 dakika süresince sıcak kemoterapi uygulamasını yaparak ameliyat sonlandırılır. Bu tedavi ile ilgili hasta hiçbir nedenle ücret ödemek zorunda kalmamaktadır. Ameliyat sonrası süreçte hastada bir problem yaşanmazsa hasta 7-10 gün içerisinde taburcu edilir. Daha sonra yaklaşık bir ayda çıkacak patoloji sonucuna göre hastanın onkolojik tedavisi planlanır.

    ismail-ozsan-yorum
    telefon
    whatsapp
    facebook
    instagram